İSTANBUL - TRUVA - EFES - ANTALYA

BATI TÜRKİYE’NİN İNCİLERİ

İSTANBUL – TRUVA – EFES – ANTALYA

 

Doğu ile Batı kültürlerinin iç içe geçtiği, Asya ile Avrupa’nın birleştiği İstanbul’a hoş geldiniz.

Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Cami, Hipodrom Meydanı gibi tarihi mirasları barındıran İstanbul, sizleri kültürel bir yolculuğa davet ediyor.  

İstanbul’a dünyanın en iyi hizmet veren havayollarından birisi ile uçuyorsunuz. Sizi havaalanında özel VIP aracınız ve özel seyahat rehberiniz karşılıyor.

İstanbul’un en lüks 5* otellerinden birisinde konaklarken, İstanbul’daki maceranızı Boğaz’da akşamüzeri özel yat turu taçlandırıyor.

İstanbul’dan sonra Truva ve Bergama gibi antik şehirlere de uğrayarak İzmir’e ulaşıyoruz. Yolculuk esnasında Hıristiyanlık dininin erken dönemine ait izlerle karşılaşacaksınız.

İzmir’de de şehrin en iyi otellerinden birisinde konaklıyoruz. İzmir’de Ege mutfağı sizlere eşsiz lezzetler sunuyor.

İzmir’den sonra Türkiye’nin en önemli tarihi miraslarından Efes antik kentini gezerek Pamukkale’ye varıyoruz. Pamukkale‘de yüzlerce yılda kireçli suyla doğal olarak oluşmuş bembeyaz travertenleri göreceksiniz. Travertenler üzerinden güneşin doğuşunu veya batışının eşsiz güzelliğini kaçırmayın. Günümüzde Pamukkale, UNESCO Dünya Mirası değerleri arasında sayılmakta ve özel olarak korunmaktadır. Pamukkale’nin hemen yanı başında yer alan antik Hierapolis kentini gezerek Pamukkale’deki beş yıldızlı termal otelinizde, termal banyo ve spa masaj ile günün yorgunluğunu atacaksınız.

Ertesi gün VIP aracımızla yolculuğumuz Antalya’ya devam ediyor. Toros dağlarının eteklerinde halı dokumacılığı kültürü hakkında bilgi alıyoruz. Türk kültürünün sanata yansıması olan ipek, pamuk ve yün halılardaki ustalığa ve sanatçılığa hayran kalabilirsiniz.   

Nihayet, Türkiye’nin Rivierası olarak bilinen, Akdeniz’in incisi Antalya’ya hoş geldiniz. Antalya’da beş yıldızlı lüks oteldeki odanız sizi bekliyor. Antalya’da turkuaz mavisi deniz ve güneşin yanı sıra, şehir turu içerik bakımından sizi etkileyecektir. Kaleiçi, yat limanı, yivli minareli cami, çarşı, Hadrian kapısı, eski surlar, yerel deri ve mücevher üreticilerindeki çeşitlilik, size zengin bir Antalya görüntüsü sunuyor.

 

Seyahat süresince size özel VIP aracınız, şoförü ve sizin anadilinizi konuşan özel seyahat rehberiniz hizmetinizde olacaktır.

1. Gün: İSTANBUL – BOĞAZ YAT TURU
Konforlu bir uçuştan sonra, özel seyahat rehberiniz ve özel VIP aracınız sizi karşılayacaktır. Boğaz üzerinde güzel bir yat turundan sonra 5* lüks otelinizde dinlenebilirsiniz.
  • Boğaz’da Yat Turu: İstanbul’u keşfiniz boğaz üzerinde muhteşem bir yat turu ile başlıyor. Siz eşsiz boğaz manzarasının tadını çıkarırken, rehberiniz size boğaz kenarındaki saraylar, yalılar ve önemli tarihi kültürel mekânlar hakkında bilgi verecektir. Tarihi İstanbul’un, modern şehir ile iç içe geçtiği bu güzel deniz yolculuğunda ruhunuzu dinlendirin.
  • Boğaz manzarası ile akşam yemeği
  • Gece İstanbul’un en güzel otellerinden birisinde konaklıyoruz.
2. Gün: İSTANBUL – TARİHİ YARIMADA
Bugün tarihi yarımadayı ve Sultanahmet Meydanı’nı geziyoruz. Surların içinde kalan tarihi yarımada, devlet binalarının da bulunduğu, tarihi olarak İstanbul’un dini, kültürel merkezidir.
  • Ayasofya: Ayasofya, erken Hıristiyanlık döneminde yapılmış olan en büyük ibadethanelerden birisidir. Bizans İmparatoru Justinian tarafından yapılan Ayasofya kilisesi, Bizans mozaik sanatının en güzide örneklerini barındırır. Günümüzde Ayasofya, Roma’daki St. Pietro Katedrali, Milano’daki Milan Katedrali ve Londra’daki St. Paul Katedralinden sonra yeryüzündeki en büyük dördüncü bazilika olarak kabul edilir. İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethinden sonra, Ayasofya camiye çevrilmiş ve Osmanlı hâkimiyeti boyunca cami olarak kalmıştır. 1934 yılından itibaren Ayasofya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kararıyla, müze olarak ziyaretçilere açılmıştır.
  • Topkapı Sarayı: Osmanlı sultanlarına ev sahipliği yapan Topkapı Sarayı, aynı zamanda Türk mimarisinin inşa ettiği en büyük eserlerden birisidir. İstanbul Boğazı’nın girişindeki buruna doğru 700.000 m2 alana yayılmış imparatorluk sarayı, içinde barındırdığı değerli hazinelerle günümüzde dünyanın en zengin müzelerinden birisi olarak kabul edilmektedir.
  • Sultanahmet Cami: Hipodrom Meydanı’nın doğusunda, Ayasofya’nın karşısında inşa edilen bu yapı, İstanbul’un en büyük ve en güzel camilerinden birisidir. İstanbul camileri arasında altı minaresi olan tek camidir. Dikkate değer en önemli özelliği, kubbelerinin birbiriyle uyumu ve çoğu mavi renkli çinileridir.
  • Hipodrom Meydanı: Bizans döneminde siyasetin merkezi ve toplumsal yaşamın kalbinin attığı yer hiç kuşkusuz Hipodrom Meydanı’dır. Hükümdarların şerefine eğlenceler ve at yarışları bu alanda düzenlenirdi, halk burada toplanırdı. O dönemlere ait heykel ve anıtları halen burada görebilirsiniz.
  • Mısır Çarşısı: Bu çarşıyı gezerken alacağınız 1001 çeşit baharat kokusu, size 1001 gece masallarının içinde yaşıyormuş duygusunu hissettirecek. Çarşıda baharatlar, şifalı bitkiler, Türk lokumu çeşitleri ve daha birçok lezzeti bulabileceksiniz. Ürün çeşitlerinin sizi şaşırtmasına hazır olun.
  • Konaklama İstanbul’da.
3. Gün: ÇANAKKALE – TRUVA
Kahvaltıdan sonra İzmir’e doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üzerinde ilk durak noktamız Çanakkale’ye varıyoruz. Çanakkale Boğazı’nın arabalı vapur ile geçiyoruz. İstanbul’un kalabalığından uzaklaştıkça, yeşil doğanın güzelliği daha fazla öne çıkıyor. Güzel manzaralı yolu takip ederek nihayet antik Truva kentini ziyaret ediyoruz. Akşama İzmir’deyiz.
  • Truva: Tarihsel olarak önemli bir antik kent olan Truva, Heinrich Schliemann’ın Priamos Hazineleri’ni ararken yürüttüğü arkeolojik kazılar neticesinde bulunmuştur. Truva antik kenti, günümüzde UNESCO Dünya Mirası’nın bir parçası olarak kabul ediliyor. Truva, ayrıca tarihi olarak meşhur Truva savaşı ile öne çıkmıştır. Homeros’un muhteşem eseri İlyada’da güzel prenses Helen ve Truva prensi Paris’in aşkı ve Truva savaşı anlatılmaktadır. Ayrıca Truva şehri, “TROY” filminden sonra daha da bilinir olmuştur. Truva’dan ayrılmadan önce meşhur Truva atı ile fotoğraf çektirmeyi unutmayın.
  • Gece İzmir’in en güzel otellerinden birisinde konaklıyoruz.
4. Gün: BERGAMA - ASKLEPİON
Bugünkü durağımız Bergama antik kenti ve Asklepion. İzmir’den gelirken yol üzerindeki zeytin ağaçları ve balıkçı köyleri de sizlere güzel bir manzara sunacak.
  • Bergama: Yüksek bir dağın eteklerine kurulmuş Bergama şehri, parşömen kâğıtları ve Hıristiyanlığa davet mektubu gönderilen 7 kiliseden birisi olması ile meşhurdur. Bergama’ya geldiğinizde Akropolis, Antik Tiyatro, Trajan Tapınağı ve Bergama Kütüphanesi mutlaka görülmelidir.
  • Asklepion: Bergama Asklepion’u antik çağdaki en önemli tıp merkezlerinden birisi olarak kabul edilir. Giriş’te “Tanrılar adına, ölümün girmesi yasaktır” yazılıdır.
Konaklama İzmir’de.
5. Gün: İZMİR - EFES
Tarih, kültür, din ve gezi dolu bir güne uyanıyoruz. Kahvaltı sonrası, Ege’nin incisi İzmir’de şehir turu yapıyoruz. Günün devamında ise Türkiye’nin en önemli turistik yerlerinden birisi olan Efes antik kentine gidiyoruz. Akşama Denizli Pamukkale’de beş yıldızlı termal oteldeyiz.
  • İzmir şehir turu: Günümüzde Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir, aynı zamanda Ege’nin incisi ve Türkiye’nin batıya açılan yüzü olarak ünlenmiştir. Şehir turu sırasında canlı ve modern bir şehrin meydanlarını, caddelerini ve sahil kenarını dolaşıyoruz.
  • Efes: Efes antik kenti, bütün antik kentlerin kraliçesi olarak bilinir. Efes’te antik döneme ait Selsus Kütüphanesi, Liman Caddesi, pazar yeri ve antik dünyanın yedi harikalarından birisi olan Artemis Tapınağı mutlaka görülmelidir. Efes turumuz 14. Yüzyılda inşa edilen İsa Bey Cami’si ve İslam kültürü hakkında bilgilerle devam ediyor. Ayrıca Efes şehri, Hıristiyanlık dini için büyük bir öneme sahiptir. Hıristiyanlık dininin esaslarının ve ahlak kurallarının teyit edildiği Ekümenik Konsüllerden üçüncüsü M.S. 431 yılında Efes’te yapılmıştır. Ayrıca Aziz Pavlus (St. Paul), Efes şehrinin insanlarına İsa Peygamber’in öğretilerini anlatmıştır. Efes’ten ayrılmadan, yine mutlaka görülmesi gereken yerlerden Aziz Yuhanna (St. John) Bazilikası ve Meryem Ana Evi’ni ziyaret ediyoruz. Hazreti İsa’nın annesi Meryem’in son yıllarını geçirdiğine inanılan kilise, Papa tarafından kutsanmış olup, Hıristiyanlar için önemli bir hac yeridir.
  • Konaklama Denizli Pamukkale’nin en güzel beş yıldızlı termal otellerinden birisinde. Güzel bir günün ardından termal hamam ve spa masajı ile rahatlayabilirsiniz.
6. Gün: LAODİKYA
Bugün Laodikya antik kentini geziyoruz. Daha sonra yolumuz Antalya’ya devam ediyor. Yol üzerinde, Toros dağlarının eteklerinde halı dokumacılığı kültürü hakkında bilgi alıyoruz. Manzarası güzel bir yolculuktan sonra akşam Antalya’ya varıyoruz.
  • Laodikya: Laodikya antik kenti, Pamukkale Üniversite’sinin yürütmüş olduğu kazılar sonucu bulunmuştur. Roma döneminde, Laodikya şehri Anadolu’daki ekonominin merkezi şehirlerinden birisiydi. Ayrıca Laodikya, erken Hıristiyanlık döneminin yedi kilisesinden birisi olarak kabul edilir. Bu önemli antik şehir, tapınakları, tiyatroları, nymphaeumları ve antik caddeleri ile günümüze aynen kalmış olup, kazılar halen devam etmektedir.
  • Halı Dokuma Sanatı: Yüzlerce yıllık bir gelenek… Antalya yolu üzerinde, Toros Dağları’nın eteklerinden geçerken, sizleri Türk kültürünün geleneksel sanatlarından halı dokumacılığı ile tanıştırıyoruz. Bu geleneği sürdüren Denizli’nin sıcakkanlı insanlarının ipek, pamuk ve yün halılardaki ustalığına ve sanatçılığına hayran kalabilirsiniz.
  • Gece konaklama Antalya’nın en iyi beş yıldızlı otellerinden birisinde.
7. Gün: ANTALYA
Mitolojideki kahramanları kıskandıran, Türkiye’de turizmin merkezi, Akdeniz’in incisi, adeta yeryüzünde cennet Antalya’ya hoş geldiniz. Bugün Antalya’nın güzelliklerini keşfediyoruz.
  • Antalya Şehir Turu: Antalya şehir turunda kale içini ve yat limanını geziyoruz. Ayrıca Antalya’nın güzel caddeleri, Yivli Minareli Cami ve Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetleri ilginizi çekecek.
  • Yerli Mücevher ve Deri Üreticileri: Antalya’da yerli deri ve mücevher üreticilerindeki çeşitlilik ve tasarımlar karşısında hayrete düşeceksiniz.
  • Arkeoloji Müzesi: 7000 m2 arazi üzerine yapılmış, 13 büyük salonlu Arkeoloji Müzesi, Akdeniz’in en önemli müzelerinden birisi olarak kabul edilir. Arkeoloji Müzesinde tarihsel olarak Akdeniz’de yaşamış medeniyetlere ait eserler sergilenmektedir.
  • Gece Antalya’da konaklıyoruz.
8. Gün: DÖNÜŞ
Güzel bir tatilin ardından eve dönme vakti geldi. Özel VIP aracınız ve özel seyahat rehberiniz, size havaalanına kadar eşlik edecektir.
Türkiye’nin hazinelerini keşfedeceğiniz başka bir tatilde görüşmek üzere…